Akromegali

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları · Son güncelleme: 31 Ekim 2026

Akromegali, büyüme hormonu (GH) ve buna bağlı olarak insülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF-1) fazlalığının neden olduğu kronik, sistemik bir hastalıktır. Yavaş ilerleyen bu tablo, epifiz plaklarının kapanmasından sonra (erişkin dönemde) başladığında ellerde ve ayaklarda büyümeye, yüz hatlarında kabalaşmaya ve iç organlarda büyümeye (organomegali) yol açar. Büyüme plakları kapanmadan önce (çocukluk ve ergenlik döneminde) geliştiğinde ise boyca aşırı uzamaya, yani gigantizme (devlik) neden olur.

Nadir görülen bir hastalık olan akromegalinin toplumdaki sıklığı (prevalansı) milyonda 40-130 kişi, yıllık yeni vaka hızı (insidansı) ise milyonda 3-4 kişidir. Kadın ve erkeklerde benzer oranlarda ortaya çıkar ve tanı sıklıkla 40-50 yaş aralığında konur. Klinik bulgular çok yavaş geliştiği için semptomların başlangıcı ile kesin tanı arasında ortalama 5 ila 10 yıllık bir gecikme yaşanır.

Akromegali neden olur?

Akromegali vakalarının %95’inden fazlası, beynin tabanında (sella turcica içinde) yer alan hipofiz bezinin ön lobundan kaynaklanan iyi huylu bir tümörün (somatotrop adenom) otonom ve aşırı miktarda büyüme hormonu salgılaması sonucunda meydana gelir. Tanı anında bu adenomların yaklaşık %70-80'i 1 cm'den büyük (makroadenom) boyutlardadır.

Çok nadir vakalarda (%5'in altında) hipofiz dışı (ektopik) tümörlerin (pankreas adacık hücreli tümörler, bronşiyal karsinoidler vb.) GH veya büyüme hormonu salgılatıcı hormon (GHRH) üretmesi ya da MEN-1, McCune-Albright sendromu ve FIPA gibi genetik sendromlar hastalığa yol açabilir.

Akromegali belirtileri ve eşlik eden durumlar nelerdir?

Yüksek GH ve IGF-1 düzeylerinin dokular üzerindeki etkisi ve adenomun kitle etkisi nedeniyle şu bulgular görülür:

  • Akral büyüme ve yüz değişiklikleri: Ellerde ve ayaklarda genişleme, yumuşak doku şişliği (yüzüklerin dar gelmesi, ayakkabı numarasının büyümesi), alın ve elmacık kemiklerinde belirginleşme, alt çenenin öne doğru büyümesi (prognatizm), diş aralıklarının açılması, dilde büyüme (makroglossi) ve ses kalınlaşması.
  • Cilt bulguları: Aşırı terleme (hiperhidroz), yağlı cilt, ciltte kalınlaşma ve deri katlantılarında (et benleri/skin tag) artış.
  • Kas-iskelet ve sinir sistemi: Yaygın eklem ağrıları (artropati), halsizlik ve el bileğinde sinir sıkışmasına bağlı karpal tünel sendromu.
  • Tümörün kitle etkisine bağlı bulgular: Baş ağrısı, optik kiyazma basısına bağlı görme alanı kayıpları (özellikle bitemporal hemianopsi) ve sağlam hipofiz dokusunun baskılanmasına bağlı diğer hormon eksiklikleri (hipopitüitarizm, adet düzensizlikleri, cinsel isteksizlik).
  • Sistemik ve metabolik komplikasyonlar: Hipertansiyon, kalp kası kalınlaşması (biventriküler hipertrofi/kardiyomiyopati), obstrüktif uyku apne sendromu (OSAS), insülin direnci ve Tip 2 Diyabet.
  • Gastrointestinal bulgular: Bağırsak duvarında kalınlaşma, kabızlık ve artmış kolon polibi / kolorektal neoplazi riski.

Tanı nasıl konur?

Güncel kılavuzlara göre tanı süreci aşamalı olarak ilerler; büyüme hormonu gün içinde dalgalı (pulsatil) salgılandığı için tek başına rastgele bakılan bazal GH ölçümü tarama amacıyla önerilmez:

1. Tarama Testi (Serum IGF-1): Klinik şüphesi olan hastalarda ilk basamak tarama testi, yaş ve cinsiyete göre referanslandırılmış serum IGF-1 düzeyinin ölçülmesidir. 2. Doğrulama Testi (OGTT ile GH Baskılanma Testi): IGF-1 düzeyi yüksek veya sınırda bulunan hastalarda kesin tanı, 75 gram Oral Glukoz Tolerans Testi (OGTT) sırasında GH baskılanmasının değerlendirilmesiyle konur. Glukoz yüklemesi sonrası 2 saat içinde serum GH düzeyinin güncel ultra-hassas ölçüm yöntemleriyle $<0.4\text{ ng/mL}$ (standart yöntemlerle $<1.0\text{ ng/mL}$) altına baskılanamaması akromegali tanısını kesinleştirir. 3. Görüntüleme (Hipofiz/Sella MR): Biyokimyasal tanı kesinleştikten sonra tümörün boyutunu, yerleşimini ve çevre dokularla (optik kiyazma, kavernöz sinüs) ilişkisini görmek için kontrastlı dinamik Hipofiz (Sella) MR çekilir.

Akromegali tedavisi

Tedavinin temel amacı; GH ve IGF-1 düzeylerini normale indirmek, tümör kitlesini küçülterek bası semptomlarını ortadan kaldırmak ve artmış mortalite riskini normal toplum düzeyine çekmektir. Güncel kılavuzlarda tedavi basamakları şu şekildedir:

  • Birinci Basamak – Cerrahi Tedavi: Deneyimli bir hipofiz cerrahı tarafından uygulanan transsfenoidal cerrahi (burun yoluyla hipofiz tümörünün çıkarılması) hastaların büyük çoğunluğunda ilk seçenektir.
  • İkinci Basamak – Medikal (İlaç) Tedavi: Cerrahi sonrası tam iyileşme (remisyon) sağlanamayan, nüks gelişen veya cerrahiye uygun olmayan hastalarda ilaç tedavisi uygulanır:
  • Somatostatin Reseptör Ligandları (SRL): Oktreotid LAR ve Lanreotid Otogel medikal tedavide ilk tercihtir; dirençli vakalarda ikinci kuşak SRL olan Pasireotid kullanılabilir.
  • GH Reseptör Antagonisti: SRL tedavisine yanıt alınamayan veya kan şekeri kontrolü bozulan hastalarda IGF-1 düzeyini düşürmek için Pegvisomant kullanılır.
  • Dopamin Agonistleri: Özellikle hafif IGF-1 yüksekliği olan veya tümörün aynı zamanda prolaktin salgıladığı vakalarda Kabergolin tercih edilebilir.
  • Üçüncü Basamak – Radyoterapi: Cerrahi ve medikal tedaviyle kontrol altına alınamayan tümörlerde üçüncü basamak olarak uygulanır. Günümüzde konvansiyonel radyoterapi yerine, sağlam dokuyu daha iyi koruyan stereotaktik radyocerrahi (Gamma Knife, CyberKnife) yöntemleri tercih edilmektedir.

Tanı anında ve takip sürecinde tüm hastaların uyku apnesi, kalp hastalıkları, diyabet, tiroid nodülleri ve kolonoskopi ile kolon polipleri açısından taranması kılavuzlarca standart olarak önerilmektedir.

---

Kılavuzlara Göre Yapılan Başlıca Düzeltmeler

  • Tanı Algoritması Düzeltildi: Orijinal metindeki "kanda GH ve IGF-1 ölçülmesi" ifadesi kılavuzlara göre eksiktir; bazal GH pulsatil salınım nedeniyle tanı koydurmaz. Tarama için IGF-1, doğrulama için altın standart olan 75 g OGTT-GH baskılanma testi ($<0.4\text{ ng/mL}$ sınırı) ve görüntüleme için genel beyin MR yerine Hipofiz (Sella) MR sıralaması eklendi.
  • Tedaviye Medikal Basamak Eklendi: Orijinal metinde ilaç tedavisi tamamen atlanmış ve radyoterapi cerrahi ile eşdeğer/alternatif gibi sunulmuştu. Güncel kılavuzlarda standart yaklaşım 1. Transsfenoidal Cerrahi $\rightarrow$ 2. Medikal Tedavi (SRL, Pegvisomant, Kabergolin) $\rightarrow$ 3. Stereotaktik Radyocerrahi şeklindedir.
  • Klinik Bulgular ve Komorbiditeler Güncellendi: Metindeki "kabızlık ve hemoroid" gibi ikincil/spesifik ifadeler yerine, mortalite ve morbiditeyi doğrudan belirleyen obstrüktif uyku apnesi, kardiyomiyopati/hipertansiyon, diyabet, karpal tünel sendromu ve kolon polipleri/kanser riski eklendi.

Metni hasta bilgilendirme broşürü/web sitesi için mi yoksa hekimlere yönelik bir klinik derleme için mi kullanacaksınız? Hedef kitleye göre dilin teknik düzeyini veya ilaç doz/takip kriterlerini uyarlayabilirim.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; muayenenin yerini tutmaz.

Aradığınızı bulamadınız mı?

Sorunuzu yazın, hekim denetiminde yanıtlansın. Ücretsiz.

Doktora sorun →
Doktora sor