Metabolik sendrom nedir?
Metabolik sendrom tek başına bir hastalık olmaktan ziyade, olumsuz yaşam tarzı alışkanlıklarının bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir risk tablosudur. Hareketsiz bir yaşam, masa başında uzun saatler geçirme ve düzensiz beslenme gibi faktörler metabolik sendrom gelişimine zemin hazırlar.
Bu sendromun klinik açıdan önemi, birçok ciddi hastalığın temel risk faktörleri arasında yer almasından kaynaklanır:
- Kalp krizi
- Diyabet
- Obezite
- SVO (İnme / beyin damar hastalıkları)
Söz konusu hastalıklar, ani hayati risk oluşturabilmelerinin yanı sıra yaşam kalitesini de ciddi oranda düşürür. Bu nedenle metabolik sendromun erken dönemde fark edilebilmesi için belirli tanı kriterleri tanımlanmıştır.
Tanı kriterleri ve belirtiler
Metabolik sendrom değerlendirmesinde öne çıkan dört temel unsur şunlardır:
- Bel çevresinde genişleme
- Tansiyon yüksekliği
- Kolesterol yüksekliği
- Kan şekeri yüksekliği
Bu çerçevede değerlendirilen yaygın parametreler:
- Kadınlarda bel çevresinin 88 cm, erkeklerde ise 102 cm üzerinde olması,
- Kan basıncı değerinin 130/85 mmHg üzerinde seyretmesi,
- Trigliserid düzeyinin 150 mg/dL üzerinde olması,
- Açlık kan şekerinin 110 mg/dL üzerinde seyretmesi.
Bu kriterlerden herhangi birine sahip olmak bile kalp krizi, diyabet, obezite ve serebrovasküler olay riskinizi artırabilir. Eğer bu risk faktörlerini taşıdığınızı düşünüyorsanız, sedanter yaşam alışkanlıklarından uzaklaşarak yaşam şeklinizi gözden geçirmeniz ve bir hekime danışmanız önemlidir.